+90 212 809 28 72
Tags:

St. Regis Brasserie, Morini İstanbul, Dean & Deluca gibi iç mekânların yaratıcısı KONTRA’nın tasarımıyla, Levent’teki eski bir fabrikaya yerleşen Kolektif House’un yeni mekânı tamamlandı. Yeni fikirlere ve birlikteliklere ilham verecek şekilde tasarlanan Kolektif House Levent, topluluk hissini ve aidiyeti ön plana alarak, merkezine özgür ruhlu Y kuşağını yerleştiriyor, sosyalliği ve kolektif üretimi teşvik ediyor.

Türkiye’de ve dünyada gittikçe yaygınlaşan yeni nesil paylaşımlı ofislerin (coworking space) İstanbul’daki öncülerinden Kolektif House, ismini ve ilhamını “birlikten kuvvet doğar” ilkesinden alıyor. Kendisini “hayalleri olan, işini sevdiği için yapan, bir arada üreten ve yetecek kadar tüketenlerin ofisi” olarak tanımlayan Kolektif House’un, Levent’teki eski bir fabrikaya yerleşen yeni iç mekan tasarımı da bu anlayış doğrultusunda odak noktasına sosyal, özgüveni yüksek, mobil ve özgür ruhlu Y kuşağını alan KONTRA’nın imzasını taşıyor.

“Sev, üret, ilham ver” felsefesiyle yaratılan Kolektif House, sanayi mahallesindeki ilk yıllarının ardından, bugün iki ayrı semtte, Şişhane ve Levent’teki ofislerinde sakinlerini ağırlıyor. İç Mimar Gülşah Cantaş’ın kuruculuğundaki KONTRA’nın tasarımıyla kapılarını açan en yeni mekanı ise, Levent’te yerleştiği eski brode (kağıt, kumaş ya da deri üzerine, makine ya da el ile yapılan kabartma şeklindeki işlemler) fabrikasındaki ofislerinin devamı niteliğinde, aynı binanın 3. ve 4. katlarında yer alıyor.

KONTRA’nın, oldukça hızlı bir projelendirme ve uygulama sürecinin ardından hayata geçirdiği yeni mekân, toplam 83 ofise, İş Bankası İnovasyon Merkezi’ne ve 90 gezgin üyeye hizmet verecek şekilde, iki kata yayılan 6 bin metrekare kullanım alanına sahip. Dönüştürüldüğü fabrikanın endüstriyel dilini taşıdığı ilk katlarından farklı olarak, yeni mekân daha yumuşak dokular ve şehirli kimliğini öne çıkaran bir anlayış taşıyor. Ahşap gibi doğal malzemeler ve yer yer mobilyalara da eklenen yeşil bitkilerle, sıcak ve keyifli bir çalışma atmosferi yakalanıyor.

İlham Veren ve Kollektif Üretimi Canlandıran Sosyal Alanlar…

Tasarımı KONTRA ve uygulaması Artika’ya ait olan, küçük toplantıların da yapılabileceği yarı açık mekânlar olarak düzenlenen “igloo”lar, Amsterdam evleri gibi farklı mekânlar, hareketli bir ortak alan yaratıyor. Mini golf alanı ile çalışanların yoğun iş temposundan sıyrılarak sosyalleşmeleri amaçlanıyor. Her katta oluşturulan, yiyecek ve içecek hazırlanabilecek mutfaklar ve bar bölümleri ile, hem çalışanlar arasında etkileşimin artırılması, hem de farklı mekânlarda farklı çalışma alanları yaratılması amaçlanıyor.

Kolektif House’un yeni yerleşkesindeki 12 toplantı odası, birbirinden farklı konseptlerle kullanıcılarının farklı dünyalar deneyimleyebilecekleri ve ilham alabilecekleri mekânlar olarak kurgulandı. Bir tiyatro kulübünün atölye alanı talebiyle tasarlanan, içinde aynalı bir makyaj alanıyla, ortadan katlanarak kenara çekildiğinde odayı bir performans alanına dönüştüren altıgen bir masanın da bulunduğu Drama School odası; doğayla iç içe bir çiftlik yaşamını yansıtan Barn RoomTetris ve Puzzle odaları, “iyi bir geometrik şekil nedir?” sorusuna cevap olarak oluşturulan Star Room bu toplantı odalarından bazıları. Kolektif House’ta, sakinlerinin yalnız kalma, odaklanarak çalışma, telefon görüşmesi yapma gibi ihtiyaçlarını karşılamak için 1-2 kişilik kapalı mekânlar da yer alıyor. Beş duyuya birden hitap edecek şekilde yaratılan meditasyon odası, içindeki su sesinin de etkisiyle gevşemek, düşünmek ve ilham almak için kullanılabilecek bir arınma alanı.

Yeni üretimler için ilham verecek, keyifli bir çalışma mekânı olarak Kolektif House’un yaratılma sürecine çeşitli sanatçılar da katkı sağladı. Meyir Gabay’ın sanat direktörlüğünde ve Alan İstanbul ile işbirliğinde gerçekleşen projeyle, farklı disiplinlerden sanatçılar mekâna özel eserler ürettiler. Asansör içinde Leo Lunatic’in etkileyici graffitileri, iç mekânda Sinem Yıldırım’ın yeşil tropikal çizimleri, merdiven boşluğunda ise Ece Kalabak, Nezihe Ateş, Eflatun Tatlısu, Özlem Ünlü ve Serra Karakuş’un eserleri bulunuyor. Koridor duvarlarında kullanılan renkli sörf tahtası figürleri de tasarımın özgür ruhuna gönderme niteliğinde.

Kolektif House Levent’in KONTRA tarafından tasarlanan yeni mekânı, topluluk hissini ve aidiyeti ön plana alarak, merkezine kullanıcılarını yerleştiriyor. Kişiselleştirilebilirliğe ve esnekliğe önem veriyor; kullanıcılarının her birinin farklı ihtiyaçlarını göz önüne alıyor; sosyalliği ve kolektif üretimi teşvik ediyor; hem mekânsal uygulamalarıyla, hem de etkileşimleri en üst seviyeye çıkaracak alanlarıyla ilham vermeyi, yeni fikirleri ve birliktelikleri yeşertmeyi hedefliyor.

Farklı disiplinlerden yaratıcı kişileri ve şirketleri bir araya getirerek, enerjik bir topluluk oluşturmak amacını taşıyan ve bu firmalar arasında etkileşimler sağlayarak, yeni fikirlerin ve birlikteliklerin yeşerdiği bir alan olma ilkesini taşıyan Kolektif House’un KONTRA tasarımıyla biçimlenecek yeni ofisleri de yakın zaman içerisinde hayata geçiyor olacak.